Yavru Köpek mi, Yetişkin Köpek mi Tercih Etmeliyim?

pet_shop_ayr_puppy_to_dogKöpek sahiplenmek çok ciddi sorumluluk gerektirir. Eğer yaşam tarzınıza uygun bir köpek seçmezseniz işler iki katı zor hale gelebilir ve ne yazık ki köpek bu yüzden ev değiştirmek zorunda kalabilir. Sosyal medyada yuva arayan köpekleri takip ediyorum, ilanlar çoğunlukla 6 aya kadar yavru köpekler. Muhtemelen petshoptan sevimli görülüp alınmış ama eve getirdiğinde sorumluluğunun hiç de kendisi kadar küçük olmadığı anlaşılmış emek vermesi zor gelmiş sokağa ya da barınağa terk edilmiş canlar bu bahsettiklerim.

Cinsi ne olursa olsun tüm yavru köpekler dünyayı ağızları ile tanıdıkları ve dişleri kaşındığı için her şeyi kemirirler, tuvaletlerini tutamadıkları için sık sık ve buldukları her yere yaparlar, tasma ile yürümeyi bilmezler.

Sahiplenilen yetişkin köpek ise muhtemelen geçmişinde yukarıda bahsettiğim durumlar nedeniyle birkaç ev değiştirmiş, “problemleri” doğru eğitim ile giderileceğine her ev değiştirdiğinde yeni travmalar edinmiş, sorunları yıllarca kemikleşmiştir.

Her iki durum da sabır, doğru yaklaşım ve eğitim programı ile yoluna sokulabilir, yetişkin köpekte başarı oranı köpeğin durumuna göre değiştiği gibi yavru köpekte de karakteri doğrultusunda değişiklik göstermektedir.

Sahiplendiğiniz köpek ister yavru ister yetişkin olsun ona yeterince vakit ayırmanız gerekmektedir. Eğer tuvalet için düzenli olarak dışarı çıkarmazsanız, suçu salonun ortasına çişini yapan köpekte değil kendinizde aramanız gerekir. Yine aynı şekilde köpeğinize yeterince vakit ayırmazsanız sıkıntıdan koltukları kemirmesi asla onun suçu değil.

Bizim problem diye gördüğümüz davranışlar aslında köpeğin doğasında olan normal şeyler. Onların şehir hayatında bizlerle yaşamasını isteyen biziz, bu nedenle köpeklerimize doğru davranışın ne olduğunu öğretecek olan da biziz. Doğası gereği sokaktan geçen yabancılara havlayıp evini ailesini koruyan köpeğin bu davranışından kendi kendisine vazgeçmesini beklemek bir hayalden öte değildir.

Unutmayın ki bir yavru köpeği nasıl yetiştirirseniz gelecekte o şekilde yetişkin bir köpeğe sahip olacaksınız ya da yetişkin bir köpeğe ne oranda sevgi ve sabırla yaklaşırsanız onunla o kadar uyumlu yaşayacaksınız.

 

Reklamlar

Köpeklerde Ayrılık Anksiyetesi

Ayrılık ansiyetesi, yani ayrılık endişesi insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da görülmektedir. Özellikle petshoptan satınalınan, annesi ve kardeşlerinden vaktinden önce ayrılmış ya da barınaktan sahiplenilmiş, defalarca yuva değiştiren köpeklerde bu problem yaygın olarak görülür. Köpek, siz evden çıktığınızda hatta daha çıkmak için hazırlanırken strese girer. Kapıdan çıkmanıza izin vermez, çıkıp gittiğinizde de arkanızdan havlamaya veya ulumaya başlar. Bu havlama siz eve dönene kadar devam edebilir. Bu gibi durumlarda stres o kadar yoğundur ki evdeki eşyaları kemirme, ev içerisine tuvaletini yapma, kapıları delecek kadar tırmalama gibi davranış problemleri sergiler.

images

Eve döndüğünüzde karşılaştığınız manzara sizi çıldırtır, köpeğinize bağırıp onu cezalandırdığınızı sanarak durumun daha da kötüleşmesine neden olursunuz. Bu aşamada sabırlı olmak çok önemlidir. Unutmayın ki köpeğinizin size güvenmeye ihtiyacı var.

Ayrılık anksiyetesinin üstesinden gelmek için mutlaka bir an önce bir pozitif köpek eğitmeninden yardım isteyiniz. Gerekirse veteriner hekiminizden ilaç desteği alınabilir. Lütfen kulaktan dolma bilgilerle sorunu çözmeye çalışarak durumun içinden çıkılmaz bir hal almasını beklemeyin.

Yağmurdan Korkan Köpek

Mevsimin sonbahar oluşu ile yağmurlu günler sıklaştı. Birçok köpek yağmurlu havalarda dışarıya yürüyüşe çıkmak istemiyor. Coğumuz bu durumu köpeğimizin ıslanmayı sevmemesinden kaynaklandığını düşünsek de işin aslı başka. Köpeklerin duyma yetisi insanlara göre daha hassas olduğu için üzerine ve yere düşen yağmur damlalarının çıkardığı ses ve havadaki elektrik onları çok rahatsız eder. Bu da özellikle sağnak yağmurda yürüyüşe çıkmayı köpeğiniz için işkenceye dönüştürür. Veya köpeğinizin gökgürültüsü fobisi oluşmuş olabilir, gökgürültüsünü yağmur ile ilişkilendirmiş olduğu için her yağmur korkutucu bir yürüyüş anlamı taşır.  Böyle bir durumda köpeğinizi yürüyüşe çıkmaya zorlamak işleri daha da kötüleştirir.

Köpeğinizi çok şiddetli olmayan yağmurlu havalarda üzerine şemsiye tutarak tuvalet ihtiyacını gidermesi için bina saçaklarının altında, çok rüzgar almayan kuytu yerlerde kısa yürüyüşlere çıkarabilirsiniz. Bu esnada çiş/kaka yapmayı başardığında onu ödüllendirmeniz bir sonraki yürüyüş için faydalı olacaktır. Eğer gökgürültüsü korkusu nedeniyle yürüyüşe çıkmak istemiyorsa durumun tespiti ve bu fobinin tedavisi için bir pozitif köpek eğitmeninden yardım isteyebilirsiniz.

Köpeğinizle keyifli bir sonbahar geçirmeniz dileği ile…

FB_IMG_1444305502608

Kafes Eğitimi

Kafes eğitimi denildiğinde birçok köpek sahibi tarafından negatif olarak algılanmaktadır. Oysa kafes köpeğinizin atalarından miras olarak genlerinde taşıdıkları korunaklı bir yerde barınma ihtiyacını karşıladığı için kendini gayet güvende hissettiği bir alandır. Kafes, asla köpeğinizi cezalandırmak için kullandığınız bir alan olmamalı! Orası onun evinizin içindeki yuvası. Köpeğinizin kafesi içinde ayakta rahatça durabileceği yatağı ve mama kabının (yavru ise tuvalet için pedlerin) sığabileceği bir genişlikte olmalı. Köpeğinizin cinsine uygun ebatlarda alacağınız kafesi separatörle ikiye bölerek yavru iken de rahatça kullanım sağlayabilirsiniz. Kafesi yoğunlukla ev halkının bulunduğu bir alana (örn. salon) yerleştirmeniz köpeğin kendini yalnız hissetmemesi açısından uygun olur.

Kafes eğitiminin faydalarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

  • Yavru köpek tuvalet eğitiminde yardımcıdır
  • Misafir karşılama sırasında üste atlamayı önleme amaçlı yerinede bekle gibi komutlar için ideal alan
  • Köpeğinizi güvenli bir şekilde seyahat ettirebilmeniz için gerekli
  • Özellikle yavru köpeğinizin gözetim altında tutulamayacağı zamanlarda kullanımı ile kablo kemirme gibi kendine zarar verici davranışlarının önlenmesinde yardımcı olur
  • Kendisini kafeste güvende hissedeceği için siz tanında yokken oluşabilecek ayrılık korkusunun da bir anlamda önüne geçilmesini sağlayacaktır

Dikkat edilmesi gereken önemli noktalar; kafeste 4-5 saatten fazla kapalı bırakmayınız. Köpeğinizin güvenliği için kafeste mutlaka tasmasız olmasını sağlayınız. Ağlarsa sakın kafesten çıkarmayın, susana kadar onunla ilgilenmeyin, çıkarırsanız kafesten çıkmak için ağlamayı alışkanlık edinir. Köpeğinizi kafese alıştırmak için bir pozitif köpek eğitmeninden destek alınız.

Unutmayın  kafes köpeğiniz için ceza alanı değil, kendini güvende hissedeceği yuvasıdır.

crate-training-cartoon

Köpeklerin Sosyalleşmesi

Sosyalleşme deyince akla ilk gelen kendi türündeki canlılar ile bir araya gelmek oluyor. Halbuki köpeklerde sosyalleşme daha geniş bir kavram. Yavru köpek ilk 8 haftasını mutlaka annesi ve kardeşleri ile geçirmeli. İlk sosyalleşmesi anne ve kardeşleri ile olur. Bu dönemde oyun oynarken beden dilini ve karşısındakinin sınırlarını öğrenmiş sağlıklı bir köpek haline gelir. Yavru köpeğiniz en az 8 haftalıkken eve geldiğinde sosyalleştirme görevi size düşer. Bu süreçte, mümkün  olduğunca çeşitli insanlarla (çocuklar, şişman, uzun boylu, şapkalı vs yetişkinler), diğer hayvanlar (kedi, kuş vb), köpekler ve hayatı boyunca karşılaşabileceği her türlü nesne (araba, kaykay, elektrik süpürgesi, bulaşık makinesi vs.) ve seslerle (gökgürültüsü, seyyar satıcı, zil sesi, telefon zili vb.) adım adım tanıştırılması gerekmektedir. Tüm bu tanıştırma aşamaları köpeği strese sokmadan, süresini kısa tutarak ve ödül ile ilişkilendirerek yapıldığında ileride sosyalleşme eksikliği yüzünden doğacak fobi, agresyon ve aşırı havlama sorunlarının önüne geçmiş olursunuz.unnamed

Sosyalleşmede ilk 4 ay çok önemlidir. Bu dönem genellikle aşıları tamamlanmamış yavrunun sokağa çıkarılmaması gerekir inanışı nedeniyle evde tek başına geçirilerek kaçırılır. Oysa ilk aşıları yapılmaya başladığı andan itibaren yavrunuzu veterinerinize de danışmak kaydıyla araba ile hijyeninden emin olduğunuz bir parka götürebilir orada tanıyıp bildiğiniz köpeklerle oynamasına izinverebilirsiniz. Açık alanda olan bu sosyalleşme sayesinde köpeğiniz araba gibi nesneler, çocuk ve çeşitli tipteki insanlarla, kuş ve kedilerle de tanışma imkanı bulur. Ama köpeğinizin sağlık durumunun öncelikli olduğunu unutmayın. Sağlığını riske atmak istemiyorsanız evinizde tanıdıklarınızın köpekleri, kedileri ve çocuklarını davet ederek (köpekler mümkünse ilk aşamada büyük olmasın) sosyalleşme etkinliği düzenleyebilirsiniz. Köpeğinizin güvenliği açısından sosyalleştirme gözetiminiz altında olmalı. Karşılaşabileceği “ürkütücü” seslere hazırlıklı olması için internetten indirebileceğiniz çeşitli uygulamalardan yardım alabilirsiniz.

Sosyalleştirme için doğru adımları takip etmek için mutlaka bir pozitif köpek eğitmeninden yardım almanız uygun olur. Unutmayın sosyalleştirme ileride mininum sorun demektir.

Neden Pozitif Eğitimi Tercih Etmeliyiz?

Pozitif köpek eğitimi, ödüllendirme sistemine dayalı, zorlama ve cezadan uzak, hem köpek hem eğitmen için keyifle geçen bir süreçtir. Artık kullanımdan kalkmaya yüz tutan ceza tekniği ile uygulanan klasik eğitim köpekte öğrenme sağlamaz, korku ile yapılması istenmeyen hareketi geçici olarak yapmamasını ya da siz görüyorken yapmamanızı sağlar. Yani sorunu çözmez aksine ileride agresyon ve ısırma gibi daha büyük problemlere yol açar. Klasik eğitim için çiftliğe gönderilen köpeğinizin hangi şartlarda ne gibi yöntemlerle sözde eğitildiğini bilemezsiniz. Örneğin köpeğinizi tuvalet eğitimi için gönderdiğiniz yerden köpeğinizin eğitimi tamam diye aranıp köpeğinizi evinize götürdüğünüzde problemin aslında çözülmemiş olduğuna şahit olacaksınız. çünkü köpeğiniz baskı ve stres altında bulunduğu ortamdan kurtulur kurtulmaz tuvaletini eve yapmaya başlayacaktır (buradaki hareket köpeğinizin ayrılık nedeniyle psikolojisinin bozulması ve köpeklerde genelleme-ileride bu konudan da bahsedeceğim- yetisinin olmamasından da kaynaklanacaktır).

Peki pozitif eğitim nasıl yapılıyor?

Pozitif eğitim köpeğinizin yaşadığı ortamda (yani evinizde) sahibi ve evde köpekle yaşayan herkesin dahil olduğu bir eğitim programıdır. Biz köpeğinizi eğitmiyoruz, size köpeğinizle nasıl iletişim kuracağınızı ve onu nasıl eğiteceğinizi gösteriyoruz. Eğitim programı sonrasında köpeğinize değişik numaralar öğretme becerisini de elde ediyorsunuz. Unutmayın eğitim asla biten bir süreç değildir. Clicker ve ödül ile yapmasını istediğimiz davranışı besliyoruz, eğer istemediğimiz bir davranış sergilediğinde de görmemezlikten gelip tepki vermeyerek o davranışı söndürüyoruz. Sizlerle beraber haftada 1 kez 1,5-2 saatlik çalışmamızın ardından sizlerden bir sonraki haftaya kadar bu derste öğretilenleri günde 5-10 dk. ayırarak (yemeğini vermeden ya da yürüyüşe çıkmadan-bunlar zaten her gün yaptığınız rutinler) pratik yapmanızı istiyoruz böylece öğretilenleri pekiştirmiş oluyorsunuz ve köpeğinizle iletişim kurma yeteneğiniz güçleniyor. Bu sayede eğitmenle çalışma süreniz bittiğinde köpeğiniz halen sizin istediklerinizi yapıyor olacak. Eğitim işinde sabır ve tutarlılık en önemli nokta.

Şimdi köpeğinizin nasıl eğitmek istediğinize karar vermek sizin elinizde. Hepimizin köpeği çocuğumuz gibidir. Cocuğunuzu sürekli cezalandırıldığı canının yanarak eğitim aldığı bir okula mı göndermeyi tercih edersiniz yoksa oyunlar ve ödüllerle öğrendiği her yeni şeyden keyif aldığı, size anne/baba bugün bunu öğrendim beraber yapalım mı dediği bir okula mı göndermek istersiniz?IMG_20150622_095157